En “MODA” Semt

En “MODA” Semt

En "MODA" Semt


Bir ucuyla Adalar'ı diğer ucuyla tarihi Yarımada'yı selamlayan, güzelliğine dalıp gittiğiniz, gülüşlerini kandığınız Moda kıyıları bir zamanlar unutulmaz şairlerin, yazarların uğrak yeriydi. Kimler yok ki bu semt belleğinde: Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel, Reşat Nuri Gültekin, Ömer Seyfettin, Ahmet Haşim, Cenap Şahabeddin gibi Türk Edebiyatı'nın en önemli isimleri bir zamanlar Moda'nın müdavimleriydiler. Tatlı bir esinti gibi Moda'nın kıyılarından geçen bu gönül sızıntısı isimlere ev sahipliği yapan, ölümsüz eserlerine ilham veren bu güzel semtin kırlarından, bahçelerinden, köşklerinden artık eser kalmadı. Tarihinin hiçbir medeniyetinde aşkla bile ele geçirilemeyen İstanbul maalesef modern şehir yağmalanmasıyla yaralanıyor, merhametsiz rant esareti altında inliyor...


Ahh güzide İstanbul, parlayan gözleri ve şakıyan dudakları mühürlenen nazlı şehir... Böyle bir esaret bile senin güzelliğine asla gölge düşüremeyecek.
Tüm bu kan kaybına rağmen köklü geçmişine sahip çıkmaya çalışan semt sakinlerinin yanı sıra şairlerin, yazarların, sanatçıların, politikacıların halen en çok tercih ettiği yerlerin başında gelir Moda semti. Kadıköy'ün en eski yerleşim yerlerinden biri olan ve köklü geçmişine özlemle sahip çıkan Ziya Osman Saba, Fahri Korutürk, Barış Manço, Edip Akbayram, Haldun Taner, İdil Biret, Cemal Kutay, Müfit Ekdal ve Buket Uzuner bu semtin saygıdeğer isimlerinden yalnızca bazılarıdır.


İlk Uygarlık Fenikeliler

Tarihi çok eskilere dayanan Moda bölgesinde yaşayan ilk uygarlığın Fenikeliler olduğu rivayet edilir. Osmanlıların Kadıköy'e yerleşmeleri ise 1350 yılında olmuştur. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesiyle şehrin doğu ve batı yakası birleşmiş ve bugünkü halini almıştır. Tanzimat dönemini takip eden yıllarda yani Batılılaşma hareketlerinin yoğunlaştığı XIX.yüzyılın sonlarına doğru Avrupa'dan gelen azınlıkların bu semte akın ettiği görülür. İngilizlerin tamamının yanı sıra Rumlar, Ermeniler ve Osmanlıların ileri gelenlerinin ikamet ettiği yerlerin başında gelmesi ve bu yerleşme sürecindeki hızlanma halk arasında semtin "Moda" ismini almasına vesile olur.


O dönemle birlikte birçok mimari ve sanat eserleri, batı kökenli okullar, kiliseler ve yapılar da bu yeni semte gün geçtikçe şeklini vermeye başlar. Osmanlı-Batı mimarisinin en güzel örneklerinin yapıldığı o dönemlerdeki köşkler, konaklar genellikle 2-3 katlı ve bahçelidir. Tarihi Sarıca Arif Paşa Konağı gibi ayakta kalan yapılar dışında 1950'li yıllardan sonraki apartmanlaşma sürecinden nasibini alan Moda zamana ayak uydurma adına birçok tarihi yapısını bu dönemde kaybetmiştir. Yalnızca tarihi yapılarını değil etrafını saran ucube kuleler, gri duvarların arasına sıkışmış ruhunu da korumaya çalışan Moda'yı bir de Selim İleri'nin 'İstanbul' kitabındaki bir pasajından dinleyelim. "Yollarda dönüp dönüp gerime bakıyorum. Şifa'nın denize çıkan burnunda sakız ağaçları vardı. Artık deniz banyolarından vazgeçilmiş günlerde, gençler onların altlarında otururlardı. Yoğurtçu tarafından sandallar çıkıyor; Kurbağalıdere'nin ağzına gelince ya Kalamış kıyılarına uzanırlar ya da Şifa'dan Moda'ya kadar gezinirlerdi. Öğlen güneşinin omuzlara eğilişi, okşayışı..."
Selim İleri, sonu gelmez yıkıp yok etmelere bir çığlık olarak satırlarına yer verdiği Moda'nın Eski Lozan Plajı, Kadınlar Hamamı gibi birçok yapı ve doğal güzelliği maalesef çarpık kentleşme sonucu yok olmuştur. Tüm bu yıkıma rağmen ayakta kalmayı başaran Moda'nın çay bahçeleri, parkları, sahili, balık restoranları halen en çok tercih edilen yerlerin başında gelmekte ve İstanbulluları kucaklamaya devam etmektedir. Siyah beyaz fonda huzur veren müzikleri ve unutulmaz dostluklarıyla kayıp zamanların semti 'Moda'ya bir gün yolunuz düşerse ünlü yazarların, şairlerin ve gün batımına karşı Moda Deniz Kulübü'nde keyif kahvesi içen Atatürk'ün hala hayal kıyılarında yürüdüğünü görürsünüz belki...
Kadıköy'ün en eski yerleşim yerlerinden bir olan Moda gerek manzarası, gerekse köklü geçmişiyle Anadolu Yakası'nın en nezih ve en sakin semtlerden biridir.


Tarihi Moda İskelesi:


Dönemin ünlü mimarlarından Vedat Bey'in 1916- 1917 yılları arasında inşaa ettiği eserlerinden biridir. 1937 yılındaki şiddetli bir lodos fırtınasıyla üst katı yıkılan iskele 2000 yılında tekrar restore edilerek hizmete açıldı.


Nostaljik Tramvay:


2003 yılında yeniden hizmete giren Nostaljik Tramvay, Kadıköy-Moda arasında 2,6 kilometrelik bir alanda ve 10 istasyonda halen hizmet veriyor.


Kadıköy Anadolu Lisesi - (Maarif VekaletiKoleji):


Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim ve öğretime başlayan ilk 6 okulundan biridir. Birçok ulusal başarıya imza atan okul halen en değerli ve en köklü eğitim kurumlarından biri olma özelliğini taşır.


Barış Manço Evi:


Barış Manço'nun ölümünden sonra müzeye dönüştürülen evde sanatçının tüm eşyaları, antikaları ve eserleri yer alıyor.


Kurbağalıdere (Yoğurtçu Parkı):


Kadıköy çevresinin en uzun deresi olan Kurbağalıdere toplam 67 bin 680 metredir. Osmanlı döneminde şehzadelerin ve paşaların konaklarıyla çevrili olan ve inanması güç olsa da bir zamanlar mesire yeri olan dere zamanla yerini parka bırakmıştır.


Moda Deniz Kulübü;


Atatürk'ün emriyle 1935 yılında kurulan kulüp İstanbul'un en köklü kulüplerinden biridir. Çağdaş yaşam anlayışını benimseyen kulüp prestijli geçmişiyle de Moda'nın simgelerinden biridir.

 

moda park
Barış-Manço-Evi
moda deniz kulübü
moda koyu
moda sahil 1
moda iskelesi
KEŞFET